11.6 C
İstanbul

Yeni Bir Çözüm Süreci: Bu Bahar O Bahar mı?

Yayınlanma tarihi:

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin TBMM’nin yasama yılı açılışının gerçekleştiği 1 Ekim günü DEM Parti sıralarına yönelerek Eş Genel Başkan Tuncer Bakırhan ve diğer milletvekilleriyle tokalaşması, Türkiye’de tarihin akışını değiştiren yeni bir süreci başlattı.

Önceki çözüm/ açılım denemelerinden farklı olarak hemen tüm tarafların temkinli bir dil kullanmaya çalıştığı yeni süreç, bu bahar o bahar mı sorusunu getiriyor…

Süreç nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın, Türkiye artık ne 1 Ekim 2024’te bu tokalaşmadan önceki Türkiye, ne de 27 Şubat 2025’te İstanbul’da PKK lideri Öcalan’ın silah bırakma çağrısının kameraların önünde okunmasından önceki Türkiye…

Sürpriz bir tokalaşmayla aralanan kapı

Gelin önce 1 Ekim 2024’ten bugüne, adım adım yaşanan gelişmeleri hatırlayalım:

1 Ekim 2024: TBMM’nin yeni yasama yılı açılışında, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, DEM Parti sıralarına giderek Eş Genel Başkan Tuncer Bakırhan ve diğer milletvekilleriyle tokalaştı.

Bahçeli, aynı gün yaptığı açıklamada, “Yeni bir döneme giriyoruz. Dünyada barış isterken kendi ülkemizde barışı sağlamak lazım” dedi.

MHP Genel Başkanının sürpriz tokalaşmasına ilişkin soruları yanıtsız bırakan Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Meclis Genel Kurulu’ndaki konuşmasında, “Şunun artık idrak edilmesi ihtiyaçtan öte bir zarurettir; bugün, İsrail saldırganlığı karşısında, içeride ve dışarıda çatışma alanlarının değil, uzlaşma alanlarının öne çıkması gerekiyor” diyerek Bahçeli’nin hareketinin önceden kararlaştırılmış olduğunun ilk işaretini verdi.

2 Ekim 2024: DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Koçyiğit, Bahçeli’nin sözlerinin kendileri adına da “anlamlı ve önemli” olduğunu belirterek, “Dünyada barış isterken, kendi ülkenizde barış istemediğinizde bu bir paradokstur. Ülkede, dünyada da bölgede de barış demek gerekiyor ve bunun için de gerekli adımları atmak, iyi niyet beyanlarının ötesine geçmek gerekiyor diye düşünüyoruz” dedi.

7 Ekim 2024: KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanı Besê Hozat, Cumhur İttifakı’nın “yeni bir oyun” peşinde olduğunu ileri sürerek “Bahçeli’nin, AKP’nin, Erdoğan’ın böyle bir niyeti, yaklaşımı varsa buyursunlar, İmralı oradadır” dedi.

8 Ekim 2024: Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, DEM Parti ile tokalaşmasının milli birlik ve kardeşlik mesajı taşıdığını söyledi ve “Uzattığım el, milli birlik ve kardeşliğimizin mesajıdır. Uzattığım el, gelin Türkiye partisi olun, gelin teröre cephe alın temennisi ve teklifidir” ifadelerini kullandı.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları’nın Bahçeli’ye yanıtı gecikmedi. Aynı gün yaptığı açıklamada “DEM Parti zaten bir Türkiye partisi. Biz onurlu bir barış istiyoruz. Bu konuda müzakereye de diyaloga oturmaya da hazırız. Kamera karşısına çıkıp iki söz söylemekle yetinilmesiyle değil; çözüme dair bir plan ve programın kamuoyuna açıklanmasıyla konuşulabilir” dedi.

9 Ekim 2024: Erdoğan, 8 günlük sessizliğini partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda bozdu. Bahçeli’nin açıklamalarına destek veren Erdoğan “Bölgemizin de içinde bulunduğu atmosferi düşünerek, daha fazla konuşmaya, daha fazla uzlaşıya, diyalog zeminini daha fazla genişletmeye ihtiyacımız olduğu kanaatindeyiz. Cumhur İttifakı’nın uzattığı elin değerinin muhatapları tarafından da layıkıyla anlaşılmasını ümit ediyoruz. Beklentimiz, hiçbir ayrım yapmadan Meclis’teki tüm siyasi partilerin de bu anlayış içinde hareket etmeleridir” dedi.

15 Ekim 2024: Bahçeli, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada el yükseltti. PKK lideri Öcalan’a “terörün bittiğini, örgütünün tasfiye edileceğini tek taraflı ilan etmesi” çağrısı yapan MHP Genel Başkanı “Uzattığım el hesapsız bir eldir. Uzattığım el samimi ve iyi niyetli bir eldir. Uzattığım el Türkiye’de birleşelim, Türk milletinde kenetlenelim tebliğidir.” Dedi.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan aynı gün Bahçeli’ye yanıt olarak “Biz de senin gibi Öcalan’ın ne diyeceğini merak ediyoruz. O zaman tecridi kaldırın, Sayın Öcalan’ın ne dediğini izleyelim görelimi” dedi.

17 Ekim 2024: Selahattin Demirtaş ve Selçuk Mızraklı’yı cezaevinde ziyaret eden DEM Parti Eş Genel Başkanları Hatimoğulları ve Bakırhan, Demirtaş ve Mızraklı’nın “onurlu bir barış için” her türlü katkıyı sunmaya hazır olduklarını, sürecin başlamasının “en önemli ve öncelikli yolunun” Öcalan’a yönelik tecridin kaldırılması olduğu mesajını ilettiklerini bildirdiler.

22 Ekim 2024: Partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada bir kez daha el yükselten Devlet Bahçeli, “Şayet terörist başının tecridi kaldırılırsa, gelsin TBMM’de DEM Parti grup toplantısında konuşsun, terörün tamamen bittiği, örgütün lağvedildiğini haykırsın, umut hakkından da faydalansın” dedi.

Bu çağrının ardından, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları’ndan “Ortadoğu ve Türkiye’de barışın muhatabı İmralı’da ağır tecrit altında bulunan Öcalan’dır. Çözümün yolu TBMM’dir. Biz inisiyatif almaya hazırız. Bir başlangıç olarak tecrit kaldırılsın” açıklaması geldi.

Erdoğan da aynı gün Partisinin grup toplantısında “Cumhur İttifakı tarafından açılan tarihi fırsat penceresinin kişisel hesaplara kurban edilmemesini ümit ediyoruz” dedi.

23 Ekim 2024: Ankara’nın Kahramankazan ilçesinde Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ) tesislerine bombalı ve silahlı saldırı düzenlendi. Saldırıda 5 kişi hayatını kaybederken 22 kişi de yaralandı. Saldırı, Kandil’in yeni süreç tartışmalarına ret yanıtı olarak değerlendirildi.

24 Ekim 2024: DEM Parti Urfa Milletvekili Ömer Öcalan, İmralı’da 43 aydır tecrit altında olan amcası Abdullah Öcalan ile 23 Ekim’de görüştüklerini duyurdu. Ömer Öcalan, “koşullar ne olursa olsun” aile görüşünün devam etmesini istedi ve Abdullah Öcalan’ın mesajını paylaştı: “Tecrit devam ediyor. Koşullar oluşursa bu süreci çatışma ve şiddet zemininden hukuki ve siyasi zemine çekecek teorik ve pratik güce sahibim.”

KCK, görüşme ve mesajı olumlu karşıladığını ancak tecrit koşullarının kaldırılması gerektiğini açıkladı.

Aynı gün, PKK Yürütme Komitesi Üyesi Karayılan, Yeni Özgür Politika Gazetesi’ndeki röportajında, “Öcalan’ın özgürlüğünü eksen almayan çözüm arayışları bizim için yok hükmündedir. Eskinin tekrarı değil, eğer yeni yöntemlerle sürece yaklaşılacaksa bu halkadan yaklaşılmalıdır” dedi.

25 Ekim 2024: PKK, 23 Ekim’deki TUSAŞ saldırısının bilgileri dahilinde, kendilerine bağlı militanlar tarafından gerçekleştirildiğini açıkladı. Açıklamada, saldırının “uzun bir süre önce planlandığı” ve “Türkiye’de son ayda tartışılan siyasal gündemle asla bir ilişkisi olmadığı” savunuldu.

30 Ekim 2024: Partisinin grup toplantısında konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan, Adalet Bakanlığı ile Öcalan’a yönelik tecridin kaldırılmasıyla ilgili bir görüşme yapıldığını açıkladı, “Tecridin kalkması hepimizin yararına olur” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da partisinin grup toplantısında “Bizim, Irak ve Suriye’nin kuzeyindeki bölücü terör örgütüne, kandan beslenen Kandil’deki terör baronlarına hiçbir çağrımız yoktur olamaz da” diyerek Bahçeli’nin “elini değil, tüm vücudunu taşın altına koyduğunu ve iç cepheyi dost düşmana karşı güçlendirme fırsatı bulduklarını” belirtti ve bunun “çok iyi değerlendirilmesi” çağrısı yaptı.

4 Kasım 2024: DEM Parti, İçişleri Bakanlığı’nın Mardin, Batman ve Halfeti belediyelerine kayyım atamasını “Hem barış hem kayyım olmaz” sözleriyle eleştirdi.

6 Kasım 2024: Asrın Hukuk Bürosu, Öcalan’a altı aylık yeni bir görüş yasağı verildiğini duyurdu.

26 Kasım 2024: Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda, “22 Ekim 2024 tarihli Grup Toplantımızdan itibaren ne demişsek aynen arkasındayız. İmralı’yla DEM Grubu arasında yüz yüze temasın gecikmeksizin yapılmasını bekliyor, çağrımızı kararlılıkla tekrarlıyoruz” dedi.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Bahçeli’nin çağrısına “Eş başkanlar olarak gidip Sayın Öcalan’la görüşerek bu ülkenin barışına katkı sağlamak istiyoruz” diye karşılık verdi.

DEM Parti, aynı gün Öcalan’la görüşmek üzere Adalet Bakanlığı’na başvuru yaptı.

CHP lideri Özgür Özel de partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda, “Bahçeli’nin çağrısı karşısında biz ne diyoruz? ‘Şehit gelmeyecekse, annelerin gözyaşı dinecekse, Meclis odaklı, samimi, şeffaf ve toplumsal mutabakata dayalı bir iş olacak, bütün partiler içinde olacaksa, biz de oluruz’ diyoruz” diye konuştu.

29 Kasım 2024: DEM Parti Eş Başkanları Hatimoğulları ve Bakırhan, CHP Genel Merkezi’ni ziyaret ederek Özgür Özel ile görüştü. Bakırhan “CHP, Kürt meselesinin çözümünde çok önemli rol oynayabilir” derken, Özel de “Şeffaf, samimi, toplumsal mutabakata dayanan sürecin işletilmesini, bu sürecin işletileceği yerin mutlaka ama mutlaka TBMM olmasını, hiçbir partiyi toplumun hiçbir kesimini dışlamaması gerektiğini düşünüyoruz” diye konuştu.

28 Aralık 2024: DEM Parti milletvekilleri Sırrı Süreyya Önder ve Pervin Buldan, İmralı’da Abdullah Öcalan ile bir araya geldi. Görüşmenin ardından bir açıklama yapılmadı.

29 Aralık 2025: DEM Parti tarafından İmralı buluşması sonrasında Öcalan’ın, “Türk-Kürt kardeşliğini yeniden güçlendirmek tarihi bir sorumluluktur” mesajı paylaşıldı.

KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanı Besê Hozat, “Öcalan’ın ortaya koyduğu çözüm iradesinin arkasındayız.  AKP-MHP iktidarı, iktidarı ve muhalefetiyle bir bütünen devletin kendisi, gerçek bir çözüm iradesi ortaya koymalıdır.” Dedi.

2 Ocak 2025: DEM Parti Meclis Başkanvekili Sırrı Süreyya Önder, Van Milletvekili Pervin Buldan ve Ahmet Türk’ten oluşan heyet MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile bir araya geldi.

6 Ocak 2025: Önder, Buldan ve Türk AKP, Gelecek ve Saadet Partisi’ne birer ziyaret gerçekleştirdi.

7 Ocak 2025: Heyet sırasıyla CHP, Yeniden Refah Partisi ve DEVA Partisi’yle birer görüşme gerçekleştirdi.

11 Ocak 2025: DEM Parti İmralı Heyeti, önceki dönem HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile Edirne Cezaevi’nde görüştü. Ziyaretin ardından yapılan açıklamada, Demirtaş’ın “Demokratik çözüm ve barış için büyük çaba sarf eden Sayın Abdullah Öcalan’a güven ve desteğim tam” dediği açıklandı.

13 Ocak 2025: DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Mersin Akdeniz Belediyesi Eş Başkanlarının tutuklanarak yerlerine kayyım atanmasına tepki gösterdi ve “Hem kayyım hem çözüm nasıl olacak?” diye sordu.

14 Ocak 2025: Partisinin grup toplantısında konuşan Bahçeli, DEM Parti İmralı Heyeti’nin ziyaretini ‘olumlu’ bulduğunu belirterek, “İkinci görüşmede PKK’nın tamamen bittiği açıklanmalıdır. Bu, kesin ve tavizsiz beklentimizdir” diye konuştu.

16 Ocak 2025: DEM Parti İmralı Heyeti üyesi Pervin Buldan, “İktidar tarafında bir kararlılık olsa bile dil konusu, üslup meselesi, sürece yaklaşım konusunda hâlâ bazı sıkıntıların olduğunu ben de söyleyebilirim. Birçok konuda iktidarın hâlâ bu meselede yalpaladığını ifade etmekte fayda var” dedi.

18 Ocak 2025: Erdoğan “Cumhur İttifakı ortağımız Sayın Bahçeli’nin konuyu gündeme getirmesiyle başlayan gelişmeler, nihai aşamasına yaklaşmaktadır. Bölücü örgüt şayet elebaşının çağrısını dinleyip gereğini yerine getirirse, siyasi uzantısı da üzerine düşenleri yaparsa bunun kazananı 81 vilayeti ve 85 milyon ferdiyle tüm Türkiye olacaktır” dedi.

22 Ocak 2025: DEM Parti İmralı Heyeti, Öcalan ile ikinci bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmenin ardından yapılan açıklamada, “Sayın Öcalan’ın sürece ilişkin çalışmaları devam etmektedir. Bu konudaki hazırlıkları tamamlandıktan sonra kamuoyuna gerekli açıklamalar yapılacaktır” denildi.

28 Ocak 2025: Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda, “DEM heyeti ile İmralı arasındaki görüşmelerin terörsüz Türkiye’ye ön şartsız destek olması ve beklenen çağrının bir an evvel açıklanması samimi dileğimdir” dedi.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Hatimoğulları, “Sayın Öcalan son görüşmede heyetimize, ‘Bahçeli’nin yaklaşımının devlet aklıyla buluşması halinde barışa hizmet edecek tarihsel bir çıkışa vesile olacağını’ belirtmiştir.” Dedi.

29 Ocak 2025: İçişleri Bakanlığı’nın 6 yıl 3 ay hapis cezası alan Siirt Belediye Eş Başkanının yerine Siirt Valisi Kemal Kızılkaya’yı kayyım atamasını eleştiren DEM Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan, Bahçeli’ye seslenerek “Türkiye barışını böyle mi sağlayacaksınız” diye sordu.

31 Ocak 2025: Mezopotamya Ajansı’na konuşan KONGRA-GEL Eş Başkanı Remzi Kartal, “Devlet, Öcalan’a bazı mesajları söylemesi konusunda ısrar ediyor fakat Öcalan son derece net. Kürt sorunun çözümünde yasal altyapı oluşturulmadan, devletin talepleri çerçevesinde bir çağrının olmayacağını tutumuyla anlatıyor.” Dedi.

4 Şubat 2025: Tuncer Bakırhan, Öcalan’ın önümüzdeki günlerde ‘tarihi bir çağrı’ yapacağını belirterek, “Bu çağrıyı önemsiyoruz, destekliyoruz, arkasındayız. İktidarı da bu tarihi çağrıya uygun şekilde rolünü oynamaya çağırıyoruz. Sayın Bahçeli yürütmenin başı değil. Yürütmenin başındaki Erdoğan’a büyük adım düşüyor. Artık top Erdoğan’da” diye konuştu.

6 Şubat 2025: PKK Yürütme Komitesi Üyesi Murat Karayılan, Öcalan’ın olası ‘silah bırakma’ çağrısına ilişkin olarak “Diyelim ki Önderlik çağrıda bulundu. Peki, bir tek çağrıyla bu iş biter mi!” diye sordu ve silah bırakmak için karar almaya ihtiyaç vardır. PKK Kongresi’nin toplanması ve böylesi bir karar alması gerekir. Bunların hepsini kim yapabilir? Öcalan kongre çağrısı yapabilir; kongre toplanınca, kongrede konuşabilir. Fiziki olarak orada bulunmasa da birçok kez mesajları ulaşabilir.” Dedi.

13 Şubat 2025: KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanı Cemil Bayık, Öcalan’dan kendilerine bir mektup ulaştığını belirterek, “Kürt sorununu savaş zemininden çıkarıp demokratikleşme zeminine çekmek için bir çalışma yürütüyor” dedi.

15 Şubat 2025: DEM Parti Eş Genel Başkanları, Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Abdullah Zeydan’a 3 yıl 9 ay hapis cezası verilerek yerine Vali Ozan Balcı’nın kayyım atanmasına tepki göstererek “Herkes Öcalan’dan bir çağrının 15 Şubat’ta gelip gelmeyeceğini merak ediyordu. Ancak tam da böylesine sembolik bir günde Van’a kayyum atandı, Erdoğan’a soruyoruz. Van’a kayyım atayarak var olan süreci dinamitlemek mi istiyorsunuz, bu diyalog sürecini darbelemeyi mi istiyorsunuz?” diye sordular.

16-17-18 Şubat 2025: DEM Parti İmralı Heyeti, Öcalan ile görüşmelerinin ardından gerçekleştirdikleri temaslar kapsamında Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) başkenti Erbil’de Mesut Barzani ve Neçirvan Barzani’yle, Süleymaniye kentinde ise Bafıl Talabani’yle görüştü.

18 Şubat 2025: HDK Eş Sözcüsü Meral Danış Beştaş, 10 ilde gerçekleştirilen operasyonlarda sanatçı, gazeteci ve sendikacılardan oluşan 52 kişinin gözaltına alınmasına tepki göstererek “Bu saldırılar barışa komplodur” dedi.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan da partisinin grup toplantısında HDK’ya yönelik operasyonları eleştirerek “Ortağınız ve yürütme erki olan Sayın Erdoğan çözümün neresindedir Sayın Bahçeli?” diye sordu.

23 Şubat 2025: Öcalan’ın yapacağı çağrıyla bir yol haritasının ortaya konulacağını belirten Tuncer Bakırhan, “Çağrıyla birlikte artık demokrasi ve özgürlükler konuşulacak. Bundan kaçan kaybeder” dedi.

27 Şubat 2025: Ahmet Türk, Pervin Buldan, Sırrı Süreyya Önder, Tülay Hatimoğulları, Tuncer Bakırhan, Cengiz Çiçek ve Faik Özgür Erol’dan oluşan DEM Parti heyeti, İmralı’da Öcalan ile görüştü. İmralı Heyeti, görüşmenin ardından Öcalan’ın mesajını İstanbul’da kamuoyuyla paylaştı.

Öcalan “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı” olarak adlandırılan metinle “Sayın Devlet Bahçeli’nin yaptığı çağrı, Sayın Cumhurbaşkanın ortaya koyduğu iradeyle diğer siyasi partilerin malum çağrıya dönük olumlu yaklaşımlarıyla oluşan bu iklimde silah bırakma çağrısında bulunuyor ve bu çağrının tarihi sorumluluğunu üstleniyorum” dedi ve “Varlığı zorla sona erdirilmemiş her çağdaş cemiyet ve partinin gönüllü olarak yapacağı gibi devlet ve toplumla bütünleşme için kongrenizi toplayın ve karar alın; tüm gruplar silah bırakmalı ve PKK kendini feshetmelidir.”  Çağrısını yaptı.

İlk tepkiler…

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan X hesabından “Bugün akşam saatlerinde DEM Parti İmralı heyeti tarafından yapılan açıklamayı memnuniyetle karşılıyorum. Terör örgütü PKK’nın silah bırakarak, varlığını fesh etmesi tarihi bir gelişme olacaktır. Şimdi bu çağrının gereğinin yapılmasını, herhangi bir tereddüde yol açmayacak şekilde silahların bırakılmasını ve örgütün kendisini fesh etmesini bekliyoruz.” Açıklaması yapıldı.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu X hesabından da Bu çağrının hayata geçirilmesi için geçmiş tecrübelerden dersler çıkarılarak netice odaklı somut bir yol haritası ortaya konmalıdır. Uluslararası sistemin sarsıldığı, bölgemizin bir ateş çemberinin içinde bulunduğu şartlarda ülkemizin kendi iç bünyesini tahkim etmesi ve terörden tümüyle arındırılması yönünde yapılan her çağrı ve atılan her adım olumludur. Bu çağrının hayata geçirilmesi için geçmiş tecrübelerden dersler çıkarılarak netice odaklı somut bir yol haritası ortaya konmalıdır. Bu süreç milli iradenin nihai tecelligahı olan TBMM zemininde bütün siyasi partilerin ve toplumsal kesimlerin çoğulcu katkısıyla yürütülmelidir.” Açıklaması yapıldı.

28 Şubat 2025: Selahattin Demirtaş Gazete Duvar’da yayınlanan yazısında herkesi barış için verilen çabalara destek olmaya çağırarak “Erdoğan, Bahçeli ve Öcalan… Orta Doğu barışı, tarihi Kürt-Türk barışı için inisiyatif almış bu üç liderin başarılı olabilmeleri için ben elimden gelenin fazlasını yapacağım.” Dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir TV kanalının kuruluş yıldönümü nedeniyle katıldığı toplantıda yaptığı konuşmada “Terörsüz Türkiye çabalarında dün itibarıyla yeni bir safhaya girilmiştir” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel yaptığı açıklamada “Bu çalışmanın başı sonu demokratikleşmedir. Ancak, şehit ailelerinin, gazilerin ve mağdurların rızalarının alınması ve onları rahatsız edecek adımlardan kaçınılması önemlidir. Bana ve ana muhalefete düşen görev, milletin barış umudunu boşa çıkarmamak, akan kanın durdurulmasına engel olmamak ama kimseyi de kandırmamaktır. Biz buradayız” dedi.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu da “Terörü bitirecek, şehitlerimizin ailelerinin ve gazilerimizin helalliğini alacak her girişim ülkemiz adına değerlidir ve önemlidir. Bu vesileyle çağrıyı değerli buluyoruz. Ancak, sorumluluk sadece tek bir tarafın değil, bu ülkeyi yönetenlerin de omuzlarındadır. Türkiye’nin gerçekten demokratik, insan haklarına ve hukuka uygun ilkelerle yönetilmesi asıl meseledir.” Dedi.

1 Mart 2025: PKK Yürütme Komitesi Ateşkes duyurusu yaptığı açıklamada “Biz PKK olarak söz konusu Çağrının içeriğine olduğu gibi katılıyoruz ve kendi cephemizden çağrının gereklerine uyacağımızı ve uygulayacağımızı belirtiyoruz. Bugünden geçerli olmak üzere ateşkes ilan ediyoruz.” Dedi.

Diyarbakır’da çeşitli sivil toplulukların oluşturduğu Diyarbakır Kent Koruma ve Dayanışma Platformu ile iş örgütleri de Öcalan’ın çağrısına destek verdi. Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO), DTSO Kadın Meclisi, Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti, İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi, Dicle-Fırat Gazeteciler Derneği, Diyarbakır İş Konseyi, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), Eğitim-Sen, DİSK, Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (DESOB), Diyanet ve Vakıf Emekçileri Sendikası (DİVES), İHD, Diyarbakır Barosu, Tabip Odası, Diyarbakır Sanayici ve İşinsanları Derneği (DİSİAD) gibi 123 sivil toplum ve meslek örgütü tarafından kurulan Diyarbakır Kent Koruma ve Dayanışma Platformu, Öcalan’ın açıklamasının ardından toplanarak çağrıyı değerlendirdi. Öcalan’ın açıklamalarına destek kararı alınan toplantının ardından yapılan açıklamada, “Kürt meselesinin demokratik ve barışçıl yöntemlerle çözümü konusunda bir süredir devam eden tartışmalar PKK lideri Abdullah Öcalan tarafından 27/02/2025 günü yapılan çağrı ile ileri bir aşamaya gelmiştir” denildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Şehit aileleri ile Ramazan’ın ilk iftarında bir araya geldi. Erdoğan şehit ailelerinin süreçle ilgili müsterih olmalarını istedi ve “Şayet verilen sözler tutulmaz sürekli oyalama, göz boyama isim değiştirip bildiğini okuma gibi şark kurnazlıklarına evrilmeye çalışılırsa günah bizden gider. Halen devam eden operasyonlarımızı gerekiyorsa taş üstünde taş, omuz üstünde baş bırakmadan son teröristi bertaraf edene kadar sürdürürüz.” Dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yaptığı yazılı açıklamada “27 Şubat 2025 tarihinde DEM heyeti tarafından kamuoyuna okunan ve İmralı’da kaleme alınan açıklama baştan sona değerli ve önemlidir. Kandil’den yapılan açıklamalar bu çağrıyı destekleyici ve tamamlayıcı özelliktedir, nitekim memnuniyet vericidir.” Dedi.

Kürt cephesinden Tepkiler:

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Neçirvan Barzani, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda barış sürecini “tamamen desteklediklerini” vurguladı ve “sürecin ilerlemesi için arabuluculu rolü üstlenmeye ve gereken her türlü desteği vermeye hazırız” ifadelerini kullandı.

Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) partisi başkanı Bafel Talabani Öcalan’ın çağrısını memnuniyetle karşıladıklarını söyledi. Talabani, KYB’nin “Kürt ve Türkler arasında birlik ve kardeşliği besleyen her türlü girişimi desteklemeyi milli görev kabul ettiğini” vurguladı.

SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi, “Öcalan’ın çağrısı PKK’yeydi, doğrudan bizim bölgemiz için değildi. PKK ile Türkiye arasında barışın sağlanması, bölgemiz üzerinde de etkili olacaktır” dedi.

Demokratik Birlik Partisi (Partiya Yekitiya Demokrat-PYD) Başkanlık Konseyi üyesi Salih Müslim de Mezopotamya Ajansı’na verdiği demeçte Suriye Demokratik Güçleri  (SDG) ve Özerk Yönetim’in bir araya gelerek, çağrıyı değerlendireceklerini ve bir yol haritası çizeceklerini belirtti. Müslim, “Öcalan bugün bir şeyi gösterdi. Demokratik siyasetin yolu, özgür örgütlenme, diplomasinin yolu açılır, özgürlükler gelişirse biz de silahlarımızı elbette kenara bırakabiliriz. Öcalan bunu da PKK’nin kongresine bıraktı. Kongreyi toplayıp gerekli görürlerse silah bırakıp kendilerini feshedecekler. Şimdi sıra Türkiye’de, onlar hangi adımı atacaklar?” diye sordu.

Bölge Ülkelerinden Tepkiler

İran Dışişleri Bakanlığı, devlet medyasına yaptığı açıklamada, PKK’ya silah bırakma çağrısının “terörü durduracak ve Türkiye’de güvenliği artıracak” bir hamle olarak memnuniyet verici bulduklarını açıkladı.

Irak Dışişleri Bakanlığı, konuyla ilgili yazılı açıklamasında çağrıyı “bölgede istikrar için pozitif ve önemli bir adım” diye tanımladı.

Uluslararası Tepkiler:

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Sözcüsü Brian Hughes, yaptığı açıklamada çağrıyı “önemli bir gelişme” olarak niteledi ve bu çağrının “müttefik Türkiye’nin kuzeydoğu Suriye’de IŞİD’e karşı mücadelede ortağı ABD’ye ilişkin kaygılarını yatıştırmasına yardımcı olacağı” umudunu dile getirdi. Hughes ayrıca ABD’nin bu hareketin “bu sorunlu bölgede” barışa katkıda bulunabileceğine inandığını sözlerine ekledi.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres’in Sözcüsü Stéphane Dujarric, düzenlediği basın toplantısında çağrıyı “uzun zamandır süre giden çatışmanın çözümüne yol açabilecek bir umut ışığı”nı temsil eden “önemli bir gelişme” olarak niteledi.

Almanya Dışişleri Bakanlığı, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın “örgütün feshedilmesi ve silahlı mücadelenin sona erdirilmesi” çağrısını memnuniyetle karşıladı. Bakanlık kalıcı çözüm için Kürtlerin kültürel ve demokratik haklarının tesliminin gerekliliğini vurguladı.

Avrupa Birliği Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor, Öcalan’ın çağrısını “tarihi bir adım” olarak niteledi. Amor, çağrının “Türkiye’deki Kürt meselesini çözecek potansiyel bir siyasi ve kapsayıcı süreç için en iyi başlangıç noktası” olduğunu belirtti.

İngiltere Dışişleri Bakanlığı da benzer bir açıklamada “tüm taraflara güvenlik, istikrar ve hukukun üstünlüğüne saygı sağlayan barışcıl ve yapıcı bir sürece dahil olma” çağrısı yaptı. Açıklamada ayrıca Londra’nın Türkiye ve bölgede çatışmayı azaltan ve istikrarı teşvik eden çabaları desteklemekte kararlı olduğu vurgulandı.

Türkiye Sol/Sosyalist Parti ve Örgütleri: Temkinli İyimserlik

TİP: TİP, 27 Şubat tarihli silah bırakılması ve çatışma ortamının sonlandırılması yönündeki çağrı ile buna binaen ilan edilen ateşkesi olumlu karşılamakta, bunu ülkemizin en acil ihtiyaçlarından biri olan barışın tesisi için heba edilmemesi gereken bir fırsat olarak görmektedir. TİP olarak bu fırsatın değerlendirilmesi yönünde atılacak tüm samimi adımlardan memnuniyet duyacağımızı ve barışın savunulması konusundaki tarihsel ve güncel ilkemizi takip edeceğimizi bir kez daha ilan ederiz.

Sol Parti: Partimiz uzun yıllardır ülkemizi bir savaş ve şiddet ortamına sürükleyen politikalara karşı Kürt sorununda bir arada yaşam temelinde demokratik ve barışçıl çözümden yana olmuştur. Son yaşanan gelişmeleri bu yönüyle olumlu buluyoruz. Buna karşı bu konudaki gelişmelerin iktidar tarafından kendi baskıcı rejimini sürdürmek için bir fırsata çevirmeye çalışılacağı görülüyor. Muhalefet güçleri bu gerici rejimin bütün ülkenin geleceğine el koyma girişimlerine karşı durmalıdır.

Emek Partisi: Öcalan’ın İmralı’dan örgütüne yapmış olduğu “kongre toplama, silah bırakma ve kendini feshetme” çağrısının Kürt sorununu çözüm sürecinde yeni bir eşik olduğu açıktır. On yıllardır süren çatışmaların sona ermesi, sürecin demokratik tartışma zemininde ele alınması ve demokratik yollardan çözülmesi için bir fırsattır.

TKP: Türkiye’de yurttaşlarımızın etnik kökenleri nedeniyle birbirinden uzaklaşmasına, kanlı bir hesaplaşmanın içine sürüklenmesine, emekçi halkın bölünmesine, sorunların gerçek çözümünden uzaklaşmasına neden olan çatışmaların sona ermesi, kullanılan ifadeyle “silahların susması” karşı çıkılması mümkün olmayan bir gelişmedir. TKP bu doğrultuda yapılan çağrılara, varılan ya da varılacak anlaşmalara olumlu bir anlam yüklemektedir.

EHP: “Varlık ve yokluk düzeyinde tartışılan Kürt meselesinde; kardeşlikten, eşitlikten ve barıştan bahsedilme düzeyine gelinmesi çok önemli bir gelişmedir. Bin yıllık kardeşlik, eşitlikle mümkün olabilecektir. Bu yolda atılacak adımların, halkların kardeşliği ve barışı için umut verici olacağına inanıyoruz” denildi.

İtiraz Edenler:

İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu: “Bu çağrı yalnızca PKK’ya yazıhanesini Irak’ın kuzeyinden Suriye’nin kuzeyine taşınması çağrısıdır”50 bin insanımızın katili, müebbet hükümlüsü cani başının mektubunu bekleyecek kadar şirazeden çıkmış bir iktidarın, organize bir delirmişliğin tasallutu altındayız. Tarihe not düşmek isterim ki; bu süreç kirli bir pazarlığın, bir o kadar kirli ürünüdür.” Dedi.

Zafer Partisi Genel Başkan Vekili Ali Şehirlioğlu: “Süreci Baltalayacağız” başlığıyla yaptığı açıklamada “Çağdaş, demokratik ve hukukun egemen olduğu ülkelerde bir benzeri olmayan bu çağrı, sadece bir siyasi cinnet değildi! Bu çağrıyı sadece 2’nci açılım sürecinin başlangıcı gibi saymak da hafif kalır. Bu çağrı ve takip eden süreçteki gelişmeler, ilk olarak, 55 bin vatandaşımızın katili bir teröriste siyasi özgürlük verilmesine yöneliktir. Bu çarpık gayret, aziz şehitlerimizin ruhunu incitmiş, kahraman gazilerimiz, şehit yakınları ve tüm milletimiz nezdinde, ağır ve haksız bir saldırı olmuştur. Duruşumuz net, söylemimiz sertti: ‘Süreci baltalayacağız’. Çünkü Zafer Partisi için bu sürece karşı koymak, Cumhuriyetimizi savunmak, cumhuriyeti kurmak kadar değerli ve öncelikliydi” dedi.

BBP Genel Başkanı Destici: Dün yapılan açıklamayı dikkatle takip ettik diyen BBP Genel başkanı, “Açıklama, muhtevasından ziyade mahiyeti itibarıyla da kabul edilebilir olmadığı gibi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk Milleti için gelecekte yaşanacak olumsuzlukların da aynası olmuştur. Gelinen noktada da terör örgütünün elebaşına, terör örgütü mensuplarına ve terör örgütünün kurdurduğu siyasi parti görünümündeki yapılanmaya ve onların ipini tutan küresel emperyalist güçlere asla güvenmiyoruz. Hiçbir şey, terör örgütünün “evlatlarımızın katili” olduğu gerçeğini değiştirmeyecek, şehitlerimizin manevi şahsiyetini huzura erdirmeyecek ve onların geride bıraktığı ailelerinin acısını dindirmeyecektir. Son söz: Dün bir kez daha şahit olduk ki; “Terörle, teröristle müzakere edilmez, tüm unsurlarına karşı topyekûn mücadele edilerek kökü kazınır.” Dedi.

DP Genel Başkanı Gültekin Uysal: “Terörist başı Öcalan’ın ‘Barış Çağrısı’ diye lanse edilen açıklaması, Etnik Bölücü Siyaset cephesinden bir stratejik manevra, AKP iktidarı cephesinden ise geçmişte başta ‘çözüm süreci’ denen planda olduğu gibi aslında kaybettiği oyları başka sahalardan ikame etme teşebbüsüdür!” tweetiyle süreci eleştirdi.

HKP: HKP yaptığı açıklamada “Bu ihanet açılımını; ülkemizdeki ve bölgemizdeki kuklaları, piyonları, uşakları aracılığıyla doğrudan ABD Emperyalist Haydudu yönetmektedir. Amaç, ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) Haritasının Türkiye ayağının hayata geçirilmesidir. Bilindiği gibi o haritada Türkiye, üç parçaya bölünmüş olarak gösterilmektedir.  Öcalan’ın bugünkü çağrısı, işte bu sürecin ilk somut adımıdır. Amerikancı Burjuva Kürt Hareketi’nin asıl talepleri ise önümüzdeki süreçte gündeme gelecektir. Yani son zamanların moda deyimiyle “turpların büyükleri” henüz heybeden çıkmış değildir.” Görüşlerine yer verdi.

Kapak Fotoğrafı: Evrim Deniz

Benzer İçerikler

spot_img

Son İçerikler

spot_img